24.12.09

SÜMELA MANASTIRI

Trabzon'un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere vadisine hakim Karadağ'ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan manastır, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneği olduğu anlaşılmıştır.

Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar'dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.
Ünlü tarihçi J.P.Fallmerayer'in de (1790-1861) yılında buraya geldiğinde dikkatini çektiği gibi renginin koyu, hata teşhis edilemeyecek derecede siyah oluşu bu adın esasının teşkil etmiş olması mümkündür. Gürcü resim sanatında, XII.yüzyılda sanat aleminde siyah Madonna ismi altında tanınan bir takım Meryem ikonlarının yapıldığı ve yayıldığı bilinir.
Buranın başlıca gelir kaynağı olan bir Meryem Ana resminin eksikliğine ve mucizeler yarattığına halkı inandırmak böylece onun değerini büyütmek için uydurulduğu kolayca sezilen rivayete göre, güya bu resim, İsa'nın havarilerinden Lukas tarafından yapılmış. Lukas'ın terekesinden Atina'ya geçmiş fakat Theodosius devrinde, 4.yüzyılda resim kendiliğinden buradan ayrılmak istemiş, bir gün melekler tarafından gökte uçurularak Trabzon dağlarındaki bu kovuğa getirilip bir taşın üzerine bırakılmıştır.
Tam bu sıralarda Atina'dan Trabzon'a gelen Barnabas ve Sophronios adlarında iki keşiş de bu ücra dağın ıssız yamacında bu resmi bulmuşlar ve burada Anakaya Kilisesini inşa ettirmişlerdir. 6.yüzyılda imparator Justinianus'un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine generallerinden Belisarios tarafından tamir edildiği de söylenmektedir.
Yine başka bir efsaneye göre, büyük bir kasırga sırasında Meryem'in yardımı ile canını kurtaran III.Alesios burasını yeni bir tesis halinde inşa ettirmiş, zengin vakıflar bağışlamış bir Khrysobullos yeni bir ferman ile de bu vakıflarını sağlam esaslara bağlamıştır.

Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim (1512-1520) manastıra iki şamdan hediye ettiği, ayrıca Trabzon fatihi II.Mehmet'in de manastırın haklarını tanıdığı ve birçok manastırda olduğu gibi Sumela'nın da haklarının fermanlarla korunduğu bilinmektedir.

Sumela Manastırı'nın 18. yüzyılda birçok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19.yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir. Bu yazarlar arasında, Ghikas (1755), Stephan (1764), Hysilantes (1775), G.Palgrave (1826-1888) sayılabilirler. Trabzon'un 1916-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında manastıra el konulmuş, 1923'den sonra tamamıyla boşaltılmıştır.

Sumela Manastırı'nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadır. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir.

Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin büyük bölümü restore edilmiştir.

Dar uzun bir merdivenle manastırın ana girişine ulaşılmaktadır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmakta, buradan bir merdivenle iç avluya inilmektedir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır.

Ziyaretçilerin Sümela Manastırı'na daha rahat ve güvenli bir şekilde ulaşabilmeleri için patika yol doğal yapı bozulmadan genişletilerek yeniden düzenlenmiştir.


14.12.09

TERMAL NEDİR

Termominarel su banyosu ,içme , inhalasyon, çamur banyosu gibi çeşitli türdeki yöntemlerin yanında iklim kürü ,fizik tedavi ,rehabitasyon,egsersiz,psikoterapi,diyet gibi destek tedavilerinin birleştirilmesi ile yapılan uygulamalara termal tedavi adı verilmektedir.

Termal sularla yaşamınızı kolaylaştırın
Romatizmal hastaların yada nevrolojik ,jinekololojik,dermatolojik hastalıkların tedavisi sırasındaki Görülen tedavi merkezinin standartlarını her yerde bulabilirsiniz.

Fizyoterapistler eşliğinde yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların bulunduğu mekanlarda aranılan standartlarda tesislerin tümünde gerçekleştireceğiniz tedavi amaclı ve tatil içerikli thermaltime programında da her şeyi kaliteli ve gelişmiş ülkelerdeki rehabilite standartlarını bulabileceksiniz,
Tesislerde tibbi hizmet veren romatizma rehabilitasyonunda uzman fizyoterapistler,hemsireler ve diger profosyonelleri bulabilirsiniz.

Tüm tesislerde bina yapılanması hastaların rahatça tesis içi imkanlardan yaranabileceği şekilde dizayn edilmiştir.Yürüme engelliler için de rahat yasamlarını sürdürmeleri için her şey tasarlanmıstır.

Grup eksersiz odalari ısıtılmış havuzlar ,sigara içilmeyen odalar,yaşlılar için düzenlenmiş özel banyolar,24 saat açık resepsiyon ve doktor hemşire hizmetleri gibi daha sayabileceğimiz bir çok hizmet kalite standardı otellerde mevcuttur.

Gücünü kimsenin inkar etmediği hatta şimdi alternatif tıp olarak adeta moda haline gelen doğal tedavi yöntemleri tıp dünyasının vazgeçilmezleri arasına oturmustur.

Turkiyedeki termal suların da iyileştirici desteğiyle de tedavi sonuçlarının daha olumlu oldugunu ağrı ve ızdıraplarınızın geçtiğini veya azaldığını gözleyeceksiniz.

Bu termal suların bir çok hastalığa iyi geldiği açıkça görülmektedir. Kendi ülkemizde bu gibi yerleri keşfedip zengin kaynalarımızdan yararlanmalıyız. 2-3 günlüğüne bile olsa mutlaka şifalı sulardan yararlanınız.

6.12.09

2012 DÜNYANIN SONU

Apple’ın 2012 uygulaması varDünyada birçok insan yaşamın 2012'de sona ereceği inancına sahip olmuş. Dünyamızın yok oluşuna 2 yıl kaldığını iddia eden 2012 felaketiyle ilgili bilmediğiniz şey nedir.?

Maya takvimi kehanetleri takipçilerine göre, Maya uygarlığı, geleceği eşsiz bir netlikle açıklayıp, önemli küresel ve evrensel olayları öngörmüş ve 2012'de gerçekleşeceğini düşündükleri bir kıyamet günü tespitinde bulunmuşlardı.

Eğer Maya uygarlığı geleceği görmekte bu kadar başarılıysa aralarından birinin de bu uygarlık için bir kıyamet günü benzeri tarihten bahsetmesi gerekmez miydi? Ki bu 1517'deki İspanyol fetihçilerinin gelişi olabilir. Kölelik ve çiçek hastalığıyla ağraşmak, kahinlerden bazılarında dikkat dağınıklığına yol açmış demek lazım belki de...

Gerçeklere dönersek, 2012'de dünyanın sona ereceğine dair bir kanıt yok. Ancak bazı kanıtlara göre şimdiden cehennemi boyladık. “Aptallara 2012 Kılavuzu” adlı kitabın yardımcı yazarlarından biri, tarlalarda uzaylıların çizdiğine inanılan geometrik şekiller konusunda bir “otorite”.

Hücre arkadaşları akıl hastanesini aşındırmaya başlamışken, AskMen olarak size 2012 kehaneti ile ilgili bilmediğiniz 5 şeyi sunuyoruz.

2012 Kehaneti itibarsız takvimcilerin iddialarına dayanır


M.Ö. 238de (236’da olabilir) Mesoamerica’da biri (Mayalı bile değil) birbiriyle örtüşen takvimlerden, birkaç yıl öncesinden, dünyanın başladığı gün olarak bir tarih seçti. Bu kişi 260 günlük kutsal almanak (Tzolkin) ve 365 günlük dünyevi (Haab) takvimlerini kullandı. Daha sonra bu takvimler sadece Maya uygarlığında değil, Mesoamerica boyunca da kullanılmaya başlandı. Seçilen gün, bizim Miladi takvimimizde M.Ö. 3114 11 Ağustos’a tekabül ediyor. Seçen kişinin, bu tarihi seçmekte kendine has sebepleri vardı. Ancak, özellikle dünyanın başladığı günü seçtiği göz önünde bulundurulursa, çok da geçerli sebepler değildi.

Daha sonra Haab ve Tzolkin takvimlerini karmaşık bir 52 yıllık döngü halinde bir araya getirip buna “Takvim Döngüsü” dedi. Daha uzun vadede zamanı ölçmek için bu takvimlerdeki zaman kavramını, sözde “Uzun Vadeli Takvim” adı altında, tahminlerde bulunmak için kullandı iddia edilen kehanetin kaynağı- söylenene göre 5.125 yıllık döngüden sonra bu Uzun Vadeli Takvim sona erecek ve 21 Aralık 2012 civarında yeni bir döngü başlayacak. Belkide mayalara göre bu 2012 yılı çok uzun bir yıl olarak algılandı.

Bu belirtilen tarih kış gün dönümüne denk geldiği 144.000 sayısını içerdiği için (Uzun Vadeli Takvim’deki günlerin alt parçalara ayrılması sonucu ortaya çıkan bu sayı Yeni Ahit-Vahiy Kitabı’nda açıkça görüldüğü için) komplo teorisyenleri her şeyi bırakıp dünyanın sonunun geldiği, galaktik felaketlerin yaşanacağı, bilinçlerin şekil değiştireceği, iddialarıyla yuvalarından çıktılarsa da gerçek, aslında, bu tarihin Mayalılar için bir dönemin sonu/başlangıcı olarak kutlama sebebi olması idi.

Apple’ın 2012 uygulaması var


Takvimcilerin söylediklerini boş verin, Apple, iPhone’unuz için biraz para harcayıp 2012 uygulaması yüklemeniz gerektiğini düşünüyor. Böylece kıyamet, bilinç kaymaları veya 2012 Aralık sonunda her ne olacaksa ona karşın yanınızda neler bulundurmanız gerekiyorsa bunları temin edecek. Bu güzel uygulamada; dünyada ne kadar zamanınız kaldığının hesabını yapan çok kullanışlı bir geri sayım programı, büyük gün gelmeden yapmanız gerekenleri hatırlatacak bir “kendime not” uygulaması, garip bir “zaman kapsülü” öğesi ve yakında ölecek arkadaşlarınızı etkilemek için de Maya kültürüyle ilgili ilginç bilgiler mevcut olacak.

2012 Kıyamet günü ve kasvetini kucaklayın ve yanınıza şişe su ile kibrit almayı da unutmayın.


Mayalılar 2012’ye Gringo (Kuzey Amerikalı) icadı diyor


2012 kehanetiyle ilgili bilmediğiniz bir şey de, bizzat Mayalıları ilgilendiriyor. Büyüleyici olduklarını kabul etmek lazım. Yüzyıllar süren gelişmiş medeniyetlerinden sonra aniden dünyadan yok olup gidiyorlar. Ne kadar gizemli!

Ve ne kadar yanlış. Günümüzde yaşayan 7 milyon Mayalının yanı sıra, 15.000 yıl önce de yine aynı bölgelerde yaşıyorlardı. Meksika’nın bazı bölgeleri, Yukatan Yarımadası, Guatemala, Belize, El Salvador ve Honduras. 30’a yakın dili konuşuyorlar, bazıları köklerinin kurutulması tehditleriyle yaşamını sürdürüyor ve genellikle takvim sistemlerini kıyamet günü kehanetlerini sömürücü ve alçaltıcı buluyorlar.

2012 Yeni Y2K


1999 yılını hatırlar mısınız? Millenyum mevzusu nasıl da patlamıştı! Patlamıştı derken, felaket senaryoları olarak değil, ticari olarak. Ve tahmin edebileceğiniz gibi, benzer bir salgın 2012 için de geçerli ve tabi ki tarih öncesi gizemli Mesoamerika inanç sistemi de bunu destekliyor.

Konuya ilişkin kitaplar yıllar öncesinden piyasaya çıkmaya başladı, şimdilerde artışa geçmesinin yanı sıra yüksek bütçeli, John Cusack gibi yıldızların oynadığı Hollywood yapımları da piyasada. Sayısız web sitesi kendini bu salgına adadı, insanların yüksek meblağlar ödediği sayısız 2012 Kongrelerinde sözüm ona Maya otoriteleri, L. Ron Hubbard’ın başlangıçta kusursuzca “Dianetics” adlı eserinde paylaştığı, “Yeni Dönem Dili” adı altında konuşuyorlar.

2012 kıyameti Sherman Oaks’la canlı yayında


2012 kehaneti ile ilgili bilmediğiniz son şey ise muhtemelen Amerika’nın en paranoyak radyo istasyonun yayınlayacağı: Coast to Coast AM. Bu popüler gece yarısı programı bizzat California’da Sherman Oaks’tan yayınlanıyor. George Noory’nin sunup XM Uydu Radyosunca yapılan yayın bütün ülkeden alınabiliyor. “Komplo teorisyenlerinden, kafadan hasarlı manyaklar, hayalet avcıları ve terapi görmüş uzaylı mağdurlarından oluşan, kendini adamış bir dinleyici kitlesine de sahip. Program her tür hayal ürünü, salla-inan konusuna sahip. Önünde bir sopa sallayarak abrakadabra demeniz halinde bunu da tartışmaya hazırlar.

Dinleyici kitlesine verilebilecek reçeteler oldukça iyi bir yılbaşı hediyesi olabilir. Ne de olsa Maya takvimine göre, evrenimizin harmonik uyumunun yok olup gitmesine 3 yılbaşları falan kaldı. O yüzden ertelemeyin!
Herşey serbest

EĞLENCE